Bilim insanları, Alzheimer hastalığının daha önceki dönemlerde başladığını gösteren yeni bir ‘gizli evre’ keşfetti. Yapılan araştırmalar, hafıza kaybının görünür hale gelmesinden çok önce, beyin ve kanda biyolojik değişikliklerin gerçekleşebileceğini ortaya koydu. Bu çalışma, bireylerin yaşamları boyunca beyin ve kanındaki temel değişimlerin ne zaman hızlandığını takip etti ve Alzheimer hastalığının tespit edilmesi ile önlenmesi adına kritik bilgilerin elde edilmesine yardımcı oldu.
Uzmanlar, Alzheimer’ın günümüzde kesin bir tedavisinin bulunmadığını, ancak biyolojik değişimlerin ne zaman başladığını belirlemenin önemli bir hedef olduğunu vurguladı. Bu erken tespitlerin, hastalara ve ailelerine planlama yapmaları, bakım aramaları ve hastalığın ilerleyişini yavaşlatabilecek tedavi seçeneklerinden faydalanmaları için daha fazla zaman kazandırabileceği ifade edildi.
Araştırmayı gerçekleştiren ekip, yaklaşık 2,100 katılımcının verilerini inceledi. Alzheimer ile ilişkili değişimlerin ne zaman hızlandığını belirlemek için kan biyobelirteçleri, beyin taramaları ve bilişsel performans gibi çeşitli ölçümler kullanıldı. Çalışmanın baş yazarı Doçent Mingzhao Hu, “Bu toplum temelli çalışma, kanda ve görüntülemede ölçülen birden fazla Alzheimer biyobelirteci ile bilişin yaşa bağlı örüntülerine bütüncül bir bakış sunuyor. Sağlık göstergelerindeki değişikliklerin daha belirgin hale geldiği yaşları tahmin ediyoruz. Sonuçlarımız, bu değişimlerin çoğunun genellikle 50’li yaşların sonlarından 70’li yaşların başlarına kadar gerçekleştiğini gösteriyor” dedi.
Çalışmanın kıdemli yazarı Jonathan Graff-Radford ise “Alzheimer araştırmaları, önleme ve daha erken tedaviye odaklandıkça, kan biyobelirteçleri bu tedaviler için en uygun kişilerin belirlenmesinde merkezi bir role sahip olacak. Bu biyobelirteçlerin ne zaman değişmeye başladığını ve bilişsel bozulmayla ne zaman ilişkilendirildiğini bilmek, önleyici taramaların en büyük etkiyi hangi yaşlarda gösterebileceği konusunda bize önemli bilgiler sağlıyor” açıklamasında bulundu.
Ayrıca, araştırma Alzheimer hastalığının ilerleyişine dair bir zaman çizelgesi oluşturmanın, bakım yaklaşımının daha çok ileri evrelere odaklanmak yerine erken teşhise yönlendirilmesine yardımcı olabileceğini belirtti. Çalışma, Alzheimer araştırmalarında ve bakımında kan testlerinin artan önemine de vurgu yapıyor. Bu testler, beyin görüntüleme yöntemlerine benzer eğilimler göstererek hastalıkla ilişkili değişimleri izlemeye ve yüksek risk altında olan bireyleri belirlemeye yardımcı olabileceğini ortaya koyuyor. Graff-Radford, nüfus taraması söz konusu olduğunda zamanlamanın en kritik konu olduğunu belirterek, “Biyobelirteçlerin değişmeden çok erken başlamasını istemeyiz ve bu çalışma, bu sorunun çözümüne yönelik adım atmamıza yardımcı oluyor” ifadelerine yer verdi.