İBB Davasında 25. Duruşma: Ekrem İmamoğlu’na Talimatı Olursa Bekletirim!

Cumhuriyet, Silivri’den gelişmeleri aktarıyor! İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının 25. duruşması, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No’lu salonda devam ediyor. Dava kapsamında, Beyoğlu Belediyesi ile ilgili olarak görevden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de aralarında bulunduğu toplamda 414 sanık bulunuyor; bunlardan 92’si tutuklu.

Duruşmanın öğle arasına girmesiyle, İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu’nun 47. eyleme ilişkin savunmasına devam edileceği belirtildi.

Karaoğlu, önceki gün yarıda kalan savunmasında, iddianamede belirtilen 13 eylem arasında yer alan 53 numaralı eylemde, Muhittin Palazoğlu’ndan 600 bin TL zorla alındığı iddiasını gündeme getirdi. Karaoğlu, bu olayın Tuzla’daki bir inşaat süreciyle ilgili olduğunu vurgulayarak, “Tuzla ile benim ne ilgim var? Tuzla Boğaziçi İmar’da bile görev yapmıyorum” dedi.

Ayrıca, adı geçmesine rağmen suçlamaların neden yöneltildiğinin açık olmadığını belirten Karaoğlu, “Palazoğlu’nun ifadelerinde Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nden bahsedilmiyor. Benim adım da geçmiyor” ifadelerini kullandı. İddialar arasında yer alan Yakup Öner’i yönlendirdiği iddiasını da reddeden Karaoğlu, “Yönlendirme yaptığım yönünde ne bir delil var ne de Yakup Öner şüpheli olarak geçiyor” şeklinde konuştu.

Karaoğlu, Palazoğlu’nun Üsküdar’daki yapısının hukuka aykırı tamamlandığı iddialarına da yanıt vererek, tüm işlemlerin mevzuata uygun yapıldığını ve gerekli yasal süreçlerin izlendiğini savundu. “2023 ortalarında yapının tamamlanması için izin verildi deniyor, ama biz yapı tatil tutanağı tuttuk, yıkım kararı aldık ve 29 milyon lira ceza kestik” dedi.

52 numaralı eylemde, Beşiktaş Kuruçeşme’deki bir işletmeye ilişkin imar usulsüzlükleriyle suçlandığını hatırlatan Karaoğlu, “Suç tarihinde ben göreve başlamamıştım. 2019 yılında ne Boğaziçi ne de İBB’de görevim vardı. Görev almadığım bir yerdeki olaylara göz yumarak rüşvet almakla suçlanmam mantıksız” ifadelerini kullandı.

Yapılan suçlamaların gizli tanık beyanlarına dayandığına dikkat çeken Karaoğlu, “Bunların ne kadar geçerli olduğunu sorgulamak lazım. Gizli Tanık Zeytin’in beyanında bile hatalar var” diye ekledi.

Son olarak, Mehtabiye Köşkü’ne ilişkin ruhsat sürecinin kasıtlı olarak bekletildiği iddialarını da kesin bir dille reddeden Karaoğlu, resmi belgelerle sürecin şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü savundu. “Eğer İmamoğlu bizzat talimat verseydi, onu da bekletirdim” diyerek, sürecin gerekçelerini açıkladı.

Duruşma, devam eden süreçlerin ardından yeniden başlayacak.

Author: Ali Korkmaz