ANK-AR Araştırması: Kırsal Bölge Seçim Sonuçlarını Nasıl Etkiliyor?

ANK-AR tarafından yapılan kapsamlı analiz, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tur sonuçlarını yerleşim yerlerine göre inceleyerek, Türkiye’de şehir merkezleri ve kırsal alanlar arasındaki oy tercihleri farkını ortaya koydu. Veriler, taşra oylarının seçim sonuçlarını belirleyici bir rol oynadığını gösteriyor.

ŞEHİR MERKEZLERİ VE KIRSAL BÖLGELER ARASINDAKİ FARKLAR
Yayınlanan verilere göre, Türkiye genelinde Recep Tayyip Erdoğan, yüzde 51.9 oy oranıyla birinci olurken, Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 48.1’de kalıyor. Ancak şehir merkezlerinde durum değişiyor; burada Kılıçdaroğlu, yüzde 50.5 ile öne geçerken Erdoğan, yüzde 49.5’te kalıyor. Taşra bölgelerinde ise Erdoğan’ın oy oranı yüzde 63’e yükseliyor, Kılıçdaroğlu ise yüzde 37’de kalıyor. Bu durum, kırsal bölgelerdeki büyük oy farkının genel seçim sonucunu etkileyen bir faktör olduğunu kanıtlıyor.

ANK-AR Araştırma Direktörü Mert Uzunsoy, kırsal seçmenin toplam seçmen içindeki oranının zamanla azaldığını belirtmesine rağmen, bu grubun siyasi sonuçlar üzerindeki etkisinin sürdüğünü vurguladı. Uzunsoy, kırsal alanlarda yaşayan seçmen oranının yaklaşık yüzde 16 olduğunu, ancak bu oranın her seçim döneminde kademeli olarak azaldığını açıkladı. Yine de, kırsal nüfusun düşüşü, bu seçmen grubunun gücünü zayıflatmıyor.

ÖRNEKLE KIRSAL SEÇMENİN ETKİSİ
Uzunsoy, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerini örnek göstererek, sadece şehir merkezlerinde yapılan bir seçimde Kılıçdaroğlu’nun yüzde 50.5 oy oranıyla kazanacağını ifade etti. Ancak kırsal oyların eklenmesiyle Erdoğan, yurt içi sonuçlarda yüzde 51.9 ile galip geldi.

KIRSAL SEÇMENİN ÖNEMİ VE CHP’YE UYARI
Kentlerdeki seçmen artışına rağmen kırsal alanların hala belirleyici bir seçmen grubu barındırdığını belirten Uzunsoy, “Seçmen yığınları kentlerde bulunsa da, kırsalda hâlâ etkili bir seçmen kitlesi var” dedi. CHP’nin kırsal alanlardaki seçmenle ilişkilerinin tam olarak gelişmediğini dile getiren Uzunsoy, sınırlı insan kaynaklarının doğru şekilde yönlendirilmesiyle bu konuda olumlu sonuçlar alınabileceğini belirtti.

Sonuç olarak, kırsal bölgelerdeki seçmen sayısının azalması, bu grubun seçimlerdeki belirleyiciliğini azaltmıyor. Uzunsoy, kırsal seçmenin önemine dikkat çekerek, geçmiş verilerin ve mevcut ilişkilerin stratejik bir kılavuz haline getirilebileceğini ifade etti.

Author: Ali Korkmaz